Skip to content

Arı Sütü Dünyası

Anasayfa arrow HABERLER
HABERLER
Arıcılık, Işsiz Gençler Için Ekmek Kapısı PDF Yazdır E-posta
 
Kütahya'nın Hisarcık ilçesinde arıcılıkla uğraşan Emekli Öğretmen İsmail Erdoğan arıcılığın " Bacasız Fabrika " olduğunu söyleyerek, işsiz gençlere arıcılık yapmaları tavsiyesinde bulundu.

4 yıl önce emekli olan ve 6 yıldan beri de arıcılıkla uğraşan öğretmen İsmail Erdoğan (59) Hisarcık ilçesinin arıcılık yapmaya çok elverişli bir yer olduğunu söyleyerek " Yörede çiçek çeşidi fazla. Ayrıca hububat, meyve ve sebzeler fazla ilaç atılmadığı için tabiat çok temiz. Bu yüzden ballar organik ve kaliteli olmaktadır. Eskişehir'de oturduğum halde arı kovanlarımı buraya getirdim. Burada Ağustos ayının sonuna kadar beklettikten sonra kovanları tekrar Eskişehir'e götüreceğim. Halen 80 arı ve 150 kovanım var. Bu yıl ki yağışlar en çokta arıcılıkla uğraşanları sevindirmiştir. Önümüzdeki günlerde yer yer yağışlar devam eder ve ani arı ölümleri olmazsa 2,5 ton dolaylarında bal elde edeceğimi umuyorum. Bu da yıllık 50 bin TL demek. Bugün bir asgari ücretli yılda yaklaşık 6 bin TL kazanıyor. İlçemizde arıcılık işiyle tam manasıyla uğraşan yok. Yüzlerce işsiz gencimiz kahvehane köşelerinde zaman öldürmekteler. Bir an önce gençlerimiz karlı bir uğraş olan arıcılığa yönelmeliler. Arıcılıkta başlangıçta malzeme maliyetiniz, daha sonra ise sadece petek masrafın olur. İşsiz gençlerimize arıcılık yapmalarını tavsiye ediyorum " dedi.

Erdoğan, şu anda kovan giriş deliği önüne monte ettikleri polen tuzaklarından polen elde etmeye başladıklarını vurgulayarak " Polen, kovan giriş deliği önüne veya tabanına monte edilebilen polen tuzaklarının kullanılması ile üretilir. Alınan polenlerin güneş görmeden kurutulması lazım. Yoksa insanlara şifa olmaktan uzak olur. Polen, insan sağlığı ve beslenmesi yönünden gerekli tüm amino asitleri, vitaminleri, mineral ve diğer maddeleri bir denge içinde bulunduran doğadaki tek ve en zengin besindir. Polenin sabahları kahvaltıdan önce aç karnına alınması tavsiye edilmektedir. Polen arıların gelişmelerinde ve görevlerini yapabilmelerinde de hayati öneme sahip bir maddedir. Şayet kolonide polen yoksa yavru gelişimi durur, kolonide büyük bir panik başlar. Bilindiği üzere arılar enerji ihtiyaçlarının baldan karşılarken, ihtiyaç duydukları diğer tüm maddeleri polenden karşılarlar. Yapılan çalışmalarda bal üretimine ek olarak yapılan polen üretiminin arıcının gelirinde %30 artışa neden olduğu bulunmuştur. Bu bakımdan, daha kazançlı bir arıcılık için arıcılarımızın polen üretimine geçmeleri önerilmektedir " diye konuştu.
 
Malatya'da Arıcılara Ana Arı Dağıtıldı PDF Yazdır E-posta

 

Malatya'da Arıcılığı geliştirmek ve arı ırkını ıslah amacıyla arı yetiştiricilerine 2 bin 400 adet Kafkas Irkı F1 melezi ana arı dağıtıldı.

Tarım İl Müdürlüğü tarafından konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, "Arı yetiştiricilerine yönelik olarak arıcılık sektöründeki genetik bozulmayı düzenleyip, arıların ıslahı ve verim artışı sağlayabilmek için çalışmalar sürmektedir. Arıcılık sektöründe verimli ırkları ana arı desteği ile arıcılığın verimli hale gelmesini sağlamak amacıyla Damızlık Ana Arı Projesi kapsamında Bakanlığımız Arı Kayıt Sistemine kayıtlı Arı Yetiştiricileri Birliği üyelerine dağıtılmak üzere 2 bin 400 adet Kafkas ırkı F1
melezi ana arı alımının bin 200 adedinin Malatya Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından bakanlığımızdan ruhsatlı sertifikalı firmadan alınarak dağıtılmıştır. Geri kalan bin 200 adedinin ise İl Özel İdare Genel Sekreterliği 2009 bütçesinde bulunan konuyla ilgili İl Müdürlüğümüz ödeneğinden Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nden alınarak arı yetiştiricilerine dağıtılmıştır" denildi.

 
 
Arıcılık Sektöründe Gelişme PDF Yazdır E-posta

Erzincan, Sivas, Diyarbakır ve Kahramanmaraş illerindeki arıcılar, bal üretiminin olmazsa olmazı olan ‘balmumu’nu Erzurum’dan temin ediyorlar.

Erzurum Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Taner Bayır, arıcılık ve bal üretimi sektöründe, Erzurum’un giderek parlayan bir yıldız haline geldiğini söyledi.

Bal üretiminin önemli bir hammaddesi olan balmumun sayesinde, Erzurum’un, sektöre damgasını vuran bir il olduğunu vurgulayan Başkan Bayır, Erzincan, Sivas, Diyarbakır ve Kahramanmaraş gibi illerin, Erzurum’da imal edilen bal mumuyla bal üretimi yaptıklarını bildirdi. Bayır, Erzurum’dan temin edilen balmumunun, hem kalite, hem de besin değeri açısından ithal ürünleri bile solladığını anlatarak, “Erzurum’da sadece bu yıl imalatını yapmayı planladığımız balmumu miktarı 10 ton olacak.” dedi.

ERZURUM BALMUMU İMALATINDA İLK SIRADA

Erzurum’da balmumu imalatının, her yıl Mayıs ayında başladığını ve Temmuz ayına kadar devam ettiğini dile getiren Taner Bayır, Arı Yetiştiricileri Birliği olarak, artık sadece Erzurum’un değil, başka şehirlerin bile balmumu ihtiyacını karşıladıklarını belirtti.

Üretim şekli, sterilizasyon koşulları ve hammadde kalitesiyle Erzurum’da üretilen balmumunun, sektörde bir marka haline geldiğini söyleyen Taner Bayır, “Arı Yetiştiricileri Birliği olarak, sektörde hayli iddialı olduğumuzu kanıtladık. Çünkü bizim imalatımız olan balmumları, arıcılığın yaygın olduğu il ve bölgelerden talep görmeye başladı.

Bugün Diyarbakır gibi bir ile, bal üretimi için gerekli olan balmumunu satıyorsak, giderdiğimiz ihtiyacın ne denli büyük olduğunu görürüz. Sadece Diyarbakır da değil, Sivas, Erzincan ve Kahramanmaraş gibi iller, bal üretimi için ihtiyaç duydukları balmumunu Erzurum’dan temin ediyor.” ifadelerini kullandı.

Gelen siparişler doğrultusunda geçen yıl imal ettikleri balmumu miktarının 2 ton olduğuna vurgu yapan Erzurum Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Taner Bayır, üretim hedefinin bu yıl 5 kat arttığını anlatarak, 2009 planlarının 10 ton üretim olduğunu sözlerine ekledi.
 

 
Deli Balı Bir Çay Kaşığından Fazla Yemek İnsanı Öldürüyor! PDF Yazdır E-posta

Deli balı bir çay kaşığından fazla yemek insanı öldürüyor

Arıların ormangülü bitkisinden emdiği özle yaptığı zehirli bal insanı öldürüyor. Halk arasında "deli bal" olarak bilinen bu gıda; tadı, kokusu, doğallığıyla normal baldan ayırt edilemiyor. Bir çay kaşığından (30 gram) fazla yenmesi insanı hasta etmeye, acil tedavi görmezse öldürmeye yetiyor.

Ormangülünün özündeki grayanotoksin maddesi vücuda alındıktan iki saat sonra kan basıncı, tansiyon ve kalp atış hızını normal değerlerin çok altına düşürüyor. Eğer kişi ölmezse granayatoksin doğal yolla vücuttan atıldıktan sonra vücut normale dönüyor ve geride zehri ele verecek bir iz kalmıyor. Tarihte gizli silah olarak kullanılan deli bal, günümüzde "nedeni açıklanamayan ani tansiyon, kan basıncı ve kalp atış hızının" müsebbibi olarak ortaya çıkıyor. Adli tıpçılar "deli bal"a ölüm veya gizli cinayet silahı olması nedeniyle yakın ilgi duyuyor.

Konuyla ilgili örnek vakada 58 yaşındaki Bursalı bir vatandaş, Karadeniz Bölgesi'nde yaşayan bir arkadaşından hediye olarak gelen balı ekmeğinin üzerine sürüp yedi. 12 saat sonra göğüs ağrıları başladı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi'ne başvurduğunda dakikada en az 72 olması gereken kalp atış hızı 44'e, kan basıncı da 70/50'ye düşmüştü. Üç saatlik tedavi sonrası hasta hayata döndürüldü. Hastayı kurtaran anestezi ve reanimasyon bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Gürayten Özyurt ve ekibine göre, Türkiye'de Karadeniz Bölgesi'nde bin 800 metreden yükseklerde yetişen ormangülünden öz emen arıların balları zehirli. Doz aşımında, kan basıncı, tansiyon, kalp atış hızı normal değerlerin altına düşüyor ve acil müdahale edilmezse hayat sona eriyor. Toksin karaciğerde metabolize olup hızla vücuttan atılınca hastanın bilinci geri dönüyor ve kendini iyi hissediyor. Araştırmaya göre 1983-1988 yılları arasında Kartal Meslek Hastanesi'ne başvuran 11 hastanın deli baldan zehirlendiği anlaşıldı. 2002 yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi'ne tansiyon düşüklüğü şikayetiyle başvuran 15 kişinin deli baldan zehirlendiği belirlendi.

Prof. Gürayten, arkadaşlarıyla birlikte Adli Bilimler Dergisi'ndeki makalesinde bal tüketimi ve turizm hareketlerinin artmasına bağlı olarak deli bal zehirlenmelerinin sıklaşabileceğine dikkat çekti. Gürayten, "Açıklanamayan hipotansiyon, bradikardi, tam AVB ve hatta ani düşme nedeniyle başvuran sağlıklı kişilerde deli bal zehirlenmesini hatırlamak gerekir." dedi.

 

 
"Sahte Balı Önlemek Glikoz Kotasının Düşürülmesine Bağlı" PDF Yazdır E-posta

Rize- Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Türkiye'nin arıcılık yönünden bir hayli iyi durumda olduğunu belirterek, ''Arıcılıkta dünyada Çin'den sonra ikinci, Avrupa'nın en büyük ülkesiyiz'' dedi.

Arı çeşitliliğinin yüzde 22'si, ballı bitkilerin yüzde 50'den fazlasının Türkiye'de bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, ''Kültürel arı zenginliğimiz, arıcılık kültürümüz var. Bunu daha iyi organize ederek, daha bilinçli arıcılık yaparak dünya lideri olmaya adayız'' diye konuştu.
Avrupa Birliği ülkelerinin yıllık bal açığının 200 bin ton olduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:

''Türkiye'nin maksimum bal üretimi 82 bin ton. Biz bal üretimini üç katına çıkarsak dahi iç tüketimimizi de göz önüne alınca Avrupa'nın bal açığını karşılayamıyoruz. Avrupa'nın bal ihtiyacının belli bir bölümünü karşılayabilmek için arıcılık faaliyetlerini artırarak, bal üretim miktarını yükseltmeliyiz. Avrupa Birliği Türkiye için çok ciddi bir pazardır'' diye konuştu.

Balın sahtesinin olmayacağını kaydeden Yılmaz, şunları söyledi:
''Adamlar sahte. Alıyorlar mısır glikozunu doldurup satıyorlar. Tarım Bakanlığı ile birlikte mücadele ediyoruz. Asıl sorun glikoz ithalatının artırılması. Türkiye'nin eskiden glikoz ithalatı şeker ihtiyacının yüzde ikisi kadardı. Bu yüzde 15'e çıkarıldı. Türkiye'de üretilen balın 10 katı kadar glikoz ithal ediliyor. Glikoz ithalatında kotanın düşürülmesi, kontrollerinin sıklaştırılarak denetimlerin artırılması lazım. Bunları yaptığımız zaman mücadelemiz kolaylaşır. Onlar kavanozların üzerine glikoz yazıp satsınlar.''

''Balımız iyi, marka sayımızı artırmalıyız"

Türkiye'de marka oluşturmanın kolay olmadığını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
''Türkiye'de ulusal 200, uluslararası bir kaç bal markamız bulunuyor. Kaçkarlar'da, Türkiye'nin her yerinde üretilen ballar son derece kaliteli. Özellikle Anzer Balı marka değerini çok yukarılara çıkarmış durumda. Marka sayımızı artırarak pazar payımızı artırmalıyız. Yurt dışına bal ihracatını kavanozlu ve markalı olarak yapmak zorundayız. Türkiye'de bir çok market açılıyor. Buralara yurt dışından gelen ballara müsaade etmeden kendi marka değerimizi de kabul ettirmemiz gerekiyor.''

Yılmaz, son dönemlerde yürütülen mera ıslah çalışmalarının da arıcılar açısından gelecek yıllarda olumlu sonuçlar ortaya çıkaracağını

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 19 - 27 Toplam: 27

Misafir Defteri

Anketler

En Çok Kulladığınız Arı Ürünü Hangisi
 

Resim Albümüzden

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Sitede Verilen Bilgiler Bilgi Amaçlıdır. Arı Ürünlerine Genel Allerjisi Olanlar Ürünleri Kullanmadan Önce Allerji Uzmanlarına Danışmalıdırlar.